Captain_Kidd
07-27-2009, 01:39 AM
Arkadaşlar 1988 yılında BBC Radio 1 in klasik albümler serisi programında Jon ve Richie ile Slippery When Wet üzerinde yaptığı röportajı Türkçe olarak sitemizde yayınlıyorum.
http://img23.imageshack.us/img23/7024/3894ac20.jpg (http://img23.imageshack.us/i/3894ac20.jpg/)
"Bu albüm bizim Born To Run ımız yada Pyromania mız olmalı aksi takdirde albüm çıkmayacak" dediğinde grup üyeleri dışında çok az kişi Jon Bon Joviyi ciddiye almıştı. Yıl 1986 idi albüm ise Slippery When Wet. Slippery When Wet 14 milyon satarak, Born To Run ve Pyromania albümlerinin her ikisininde gerçekleştirdiği satışın toplamından daha fazla sattı.
JON:Ben sadece Born To Run yada Pyromania kadar güzel olmaz ise albümü yayımlamanın bi anlamı yok demek istemiştim. Bi albümün yapım aşamasında neden önüne zaman koyarlar anlamam. Albüm için en iyi olan şarkıları yazana kadar beklerim ve albümün yapabileceğimizin en iyisi olduğuna inandığımda yayımlanmasını isterim. Evet Slippery her iki albümünde toplam satışından daha fazla sattı bu harika bişey.
Bon Jovi'nin ilk iki albümü Amerikada altın plak kazanmıştı.Fakat grup 3. albümlerinden daha fazlasını bekliyordu ve bu yüzden yeni bir prodüktörle anlaştılar. Bruce Fairbain ile birlikte Kanadanın Vancouver şehrine gittiler ve albümü kaydettiler.
JON:Canlı olarak çaldığımızda sütüdyodakinden daha iyi olduğumuzu farketmeye başladık. Neden,nerde yanlış yapıyorduk.Çünkü stüdyoda çalışmaktan zevk almıyoduk sahneye çıkıp canlı olarak çalmak çok daha eğlenceli geliyodu.Slippery albümü ile sütüdyo ortamını orda olmaktan zevk alacağımız eğlenceli bi hale dönüştürmeyi başardık ve çok fazla demo kaydettik.
RICHIE:Bence ilk iki albümde kontrol bizde değildi.Plak şirketinden ordan burdan çok fazla işimize karışan insan çıkıyordu.Çok gençtik ve bazı şeyleri kafamıza zorla sokuyolardı kendi düşüncelerimiz ikinci planda kalıyordu.Slippery albümünü kaydetmek için Vancouver a gittik.Ailelerimizden,arkadaşlarımızdan,müzik endüstrisindeki kişilerden tamamen uzaklaştık kendimize yeni bir yer izole ettik.Vancouver bizim için yeni bir şehirdi orda olmaktan heyecan duyuyorduk yapıcak bir sürü değişik şey vardı.Buyüzden bizi gelip kimsenin bulamayacağı bi yerde olmak iyi bişeydi.
LET IT ROCK
JON:Let it rock albümün açılış şarkısı.Birgün stüdyoda çalışmalara kısa bir ara verip dışarı çıkıp gelmiştim.İçeri girer girmez David şarkının klavye introsu için hemen bunu dinlemelisin diyerek kaydı dinletti.Aklımdan ilk geçen şey seni o... çocuğu boşa geçen bir saat,ve bu keyboard intro yu kaydetmek için harcanan $500. Fakat sonra kimin umrundaki dedim.Bu intro hem şarkının hemde konserlerin bir parçası oldu.Let It Rock bir konser şarkısı olması için yazılmıştı haftasonunun ebedi olduğu hissini veren gerçek bir rock marşı.
YOU GIVE LOVE A BAD NAME
RICHIE:Albümdeki ikinci şarkı You Give Love A Bad Name. Kariyerimizdeki ilk bir numara olan şarkımız bir dönüm noktası,Desmond Child ile birlikte annemin evinde yazdığımız ilk şarkı.Bigün bodrum katında otururken ne tarzda insanlar olduğumuz ve birbirimizi daha iyi tanımak adına dünyada olup bitenler hakkında bikaç saat süren bi sohbetimiz olmuştu. Daha sonra merdivenlere oturduk ve yazmaya başladık ve sanırım bir buçuk saat içinde şarkı tamamlanmıştı.Sihirli bi andı,sadece eğlenceli bir şarkıydı ve bir çok insanın kalbini aydınlatarak bize çevirmesini sağladı.
Albüm yayımlandıktan nekadar süre sonra bu denli büyük bir albüme sahip olduğunuzun farkına vardınız.
JON:Albüm çıktıktan çok uzun süre sonra değil. Bad Name ilk single idi.İlk bir ay şarkı radyolarda çok fazla yüksek çalınma oranlarına erişmemişti yani birden bire patlamadı.Plak şirketimiz daha önce bu türde bi çalışmayı öne sürmemişti radyolarda ogüne kadar hard rock şarkıları ile pek içli dışlı değillerdi.Şarkıyı yükselten tamamen gençlerin istekleriydi.Radyolara yapılan isteklerle şarkının çalınma oranı arttı tek etki buydu şarkının bu denli popüler olmasında.
LIVIN ON A PRAYER
JON
Prayer albümden yayımlanan ikinci single ve bizimde bir numara olan ikinci şarkımızıdı. Bu şarkı çok fazla kişiyi kaplten etkiledi. Stüdyodayken neden bu şarkının albümü girmesini istemediğimi bilmiyodum ama bir çok kişi hayatta kalmaya çalışan ve tutunmak için bir birlerinden başka kimseleri olamayan Tommy ve Gina karakterlerinin çok fazla kişiyi etkileyeceğini düşünüyordu.
SOCIAL DISEASE
RICHIE:Eğlenceli küçük bir mani gibi.Sözler açısından mükemmel bir iş.Şarkının tüm sözlerini Jon yazmıştı gerçekten eğlenceli ve çok akılda kalıcı cümlelerden oluşuyor.Ayrıca albümdeki en yüksek tempo şarkılardan biri. Sanırım David şarkıda klakson çalmıştı evet.
WANTED DEAD OR ALIVE
JON:Bigün çocuklarım bana bakıp hayatın boyunca ne yaptın diye sorduğunda bu şarkıyı çalacam ve ben buyum ve bunu yaptım diyecem.
RICHIE:Harika bir şarkı gerçekten.Aslında albümün ismi Wanted Dead Or Alive olacaktı.Her şey hazırdı kapak resimlerini bile çektik ama daha sonra çok ciddi olacağını düşündük.
Slippery When Wet ismini kim öne sürdü.
JON:Vancouver da bir striptiz klubündeydik.Dansçı kızlar bizim ikinci albümümüzde yer alan In And Out Of Love ile dans ediyordu bizde izlemey başladık ve o anda biri önerdi Slipery When Wet olmasını.Aslında Wanted Dead Or Alive olmasını ben istemiştim ama birden bunun daha uygun olacağını düşündüm.
RAISE YOUR HANDS
RICHIE:Raise Your Hands tamamen konserdeki kalabalık için.Biz bi konser verdiğimizde ordaki herkez star bu bi parti herkesin katılmasını istiyoruz Raise Your Hands te bunu çok iyi başaran arena şarkılarından biri.
JON:Her gece bu şarkı ile başladık konserlerimize.Seyirci olmadan ancak büyük bir soundcheke benzer o yüzden buşarkı seyircininde şova dahil olmasında oldukça başarılı oldu.
WITHOUT LOVE
JON:Without Love kesinlikle bigün birileri tarafından coverlanacak.Çünkü bu şarkı hit olabilirdi ama bizim üçten fazla single yayımlamak gibi bir niyetimiz yoktu.Albüm için yazdığımız ilk şarkılardan biriydi beğendik ve sonuna kadar sakladık.
I'D DIE FOR YOU
RICHIE:Bu şarkı nerdeyse evrim geçirdi.İlk hali ile son hali oldukça farklı.Bu şarkıyı yazmayı Vancouverda bir sabah kahvaltı masasında bitirdik. Son halini alması 2 ay sürdü.Canlı olarak çalarken çok eğlendiğimiz bi şarkı.Turnenin tam ortasında setliste koyduk.
JON
Bu şarkıyı canlı olarak çalmayı seviyorum.Konserlrimizin ikinci şarkısıydı.Çok şaşırtıcıki single olarak yayımlanmamasına rağmen seyirci inanılmaz reaksyon veriyordu bu şarkıya ve gerçekten şarkının bir parçası oluyolardı,şarkıyı bağıra çağıra söylüyorlardı ve pankartlardada görüyordum harika bişey.Bu şarkıyı seviyorum her gece çalmaya devam etmek isterim ilerde.
NEVER SAY GOODBYE
JON
1986 yılının mezuniyet balosu şarkısı.Gençler arasında çok popülerdi fakat öğrtmenler arasında "You lost more than that on my back seat" dizeleri yüzünden pek hoş karşılanmıyordu.Hayal dünyasına tamamen açık,kaybedilen şeyin bekaret olduğunu söylemiyorki.
WILD IN THE STREETS
RICHIE:
Her zaman çalarken eğlendiğim bir şarkı.Jon albümde ben olmadan bir şarkı yazdı bu tabiki hoşuma gider bana müzisyen olarakfikrin başlangıç aşaması içinde olma şansını tanıyor.Başkalarının şarkılarınıda çalmayı çok severim.
JON:
Slippery iyi bir albümdü ama ben tahmindlerde biraz kötümserdim. Albümün 2 milyon satabileceğini umuyordum ve bunun bizim için çok büyük bir başarı olacağını düşünüyordum.Kesinlikle daha fazlasını düşünmemiştim sadece güçlü bir alt grup olurduk yada tiyatrolarda ana grup olarak çalardık.Alt grupken her gece cehenneme gidip gelirsin çünkü ana grup sana işini tamamıyla yapmana müsade etmez en büyük korkudur bu.
Şansın olsaydı değiştirmek istediğin bişeyler olurmuydu.
JON:Hayır albümü hala seviyorum.Albümlerimizi oturup dinlediğini göreceğin son insanım alsında ama bir çok insanın yüzünde küçük bir tebessüm bırakıp rock n roll adına iyi hissetmelerini sağlıyor bununla gurur duyuyorum.Seninle sonsuzluğa ulaşacak bişey geriye kalan.
http://img23.imageshack.us/img23/7024/3894ac20.jpg (http://img23.imageshack.us/i/3894ac20.jpg/)
"Bu albüm bizim Born To Run ımız yada Pyromania mız olmalı aksi takdirde albüm çıkmayacak" dediğinde grup üyeleri dışında çok az kişi Jon Bon Joviyi ciddiye almıştı. Yıl 1986 idi albüm ise Slippery When Wet. Slippery When Wet 14 milyon satarak, Born To Run ve Pyromania albümlerinin her ikisininde gerçekleştirdiği satışın toplamından daha fazla sattı.
JON:Ben sadece Born To Run yada Pyromania kadar güzel olmaz ise albümü yayımlamanın bi anlamı yok demek istemiştim. Bi albümün yapım aşamasında neden önüne zaman koyarlar anlamam. Albüm için en iyi olan şarkıları yazana kadar beklerim ve albümün yapabileceğimizin en iyisi olduğuna inandığımda yayımlanmasını isterim. Evet Slippery her iki albümünde toplam satışından daha fazla sattı bu harika bişey.
Bon Jovi'nin ilk iki albümü Amerikada altın plak kazanmıştı.Fakat grup 3. albümlerinden daha fazlasını bekliyordu ve bu yüzden yeni bir prodüktörle anlaştılar. Bruce Fairbain ile birlikte Kanadanın Vancouver şehrine gittiler ve albümü kaydettiler.
JON:Canlı olarak çaldığımızda sütüdyodakinden daha iyi olduğumuzu farketmeye başladık. Neden,nerde yanlış yapıyorduk.Çünkü stüdyoda çalışmaktan zevk almıyoduk sahneye çıkıp canlı olarak çalmak çok daha eğlenceli geliyodu.Slippery albümü ile sütüdyo ortamını orda olmaktan zevk alacağımız eğlenceli bi hale dönüştürmeyi başardık ve çok fazla demo kaydettik.
RICHIE:Bence ilk iki albümde kontrol bizde değildi.Plak şirketinden ordan burdan çok fazla işimize karışan insan çıkıyordu.Çok gençtik ve bazı şeyleri kafamıza zorla sokuyolardı kendi düşüncelerimiz ikinci planda kalıyordu.Slippery albümünü kaydetmek için Vancouver a gittik.Ailelerimizden,arkadaşlarımızdan,müzik endüstrisindeki kişilerden tamamen uzaklaştık kendimize yeni bir yer izole ettik.Vancouver bizim için yeni bir şehirdi orda olmaktan heyecan duyuyorduk yapıcak bir sürü değişik şey vardı.Buyüzden bizi gelip kimsenin bulamayacağı bi yerde olmak iyi bişeydi.
LET IT ROCK
JON:Let it rock albümün açılış şarkısı.Birgün stüdyoda çalışmalara kısa bir ara verip dışarı çıkıp gelmiştim.İçeri girer girmez David şarkının klavye introsu için hemen bunu dinlemelisin diyerek kaydı dinletti.Aklımdan ilk geçen şey seni o... çocuğu boşa geçen bir saat,ve bu keyboard intro yu kaydetmek için harcanan $500. Fakat sonra kimin umrundaki dedim.Bu intro hem şarkının hemde konserlerin bir parçası oldu.Let It Rock bir konser şarkısı olması için yazılmıştı haftasonunun ebedi olduğu hissini veren gerçek bir rock marşı.
YOU GIVE LOVE A BAD NAME
RICHIE:Albümdeki ikinci şarkı You Give Love A Bad Name. Kariyerimizdeki ilk bir numara olan şarkımız bir dönüm noktası,Desmond Child ile birlikte annemin evinde yazdığımız ilk şarkı.Bigün bodrum katında otururken ne tarzda insanlar olduğumuz ve birbirimizi daha iyi tanımak adına dünyada olup bitenler hakkında bikaç saat süren bi sohbetimiz olmuştu. Daha sonra merdivenlere oturduk ve yazmaya başladık ve sanırım bir buçuk saat içinde şarkı tamamlanmıştı.Sihirli bi andı,sadece eğlenceli bir şarkıydı ve bir çok insanın kalbini aydınlatarak bize çevirmesini sağladı.
Albüm yayımlandıktan nekadar süre sonra bu denli büyük bir albüme sahip olduğunuzun farkına vardınız.
JON:Albüm çıktıktan çok uzun süre sonra değil. Bad Name ilk single idi.İlk bir ay şarkı radyolarda çok fazla yüksek çalınma oranlarına erişmemişti yani birden bire patlamadı.Plak şirketimiz daha önce bu türde bi çalışmayı öne sürmemişti radyolarda ogüne kadar hard rock şarkıları ile pek içli dışlı değillerdi.Şarkıyı yükselten tamamen gençlerin istekleriydi.Radyolara yapılan isteklerle şarkının çalınma oranı arttı tek etki buydu şarkının bu denli popüler olmasında.
LIVIN ON A PRAYER
JON
Prayer albümden yayımlanan ikinci single ve bizimde bir numara olan ikinci şarkımızıdı. Bu şarkı çok fazla kişiyi kaplten etkiledi. Stüdyodayken neden bu şarkının albümü girmesini istemediğimi bilmiyodum ama bir çok kişi hayatta kalmaya çalışan ve tutunmak için bir birlerinden başka kimseleri olamayan Tommy ve Gina karakterlerinin çok fazla kişiyi etkileyeceğini düşünüyordu.
SOCIAL DISEASE
RICHIE:Eğlenceli küçük bir mani gibi.Sözler açısından mükemmel bir iş.Şarkının tüm sözlerini Jon yazmıştı gerçekten eğlenceli ve çok akılda kalıcı cümlelerden oluşuyor.Ayrıca albümdeki en yüksek tempo şarkılardan biri. Sanırım David şarkıda klakson çalmıştı evet.
WANTED DEAD OR ALIVE
JON:Bigün çocuklarım bana bakıp hayatın boyunca ne yaptın diye sorduğunda bu şarkıyı çalacam ve ben buyum ve bunu yaptım diyecem.
RICHIE:Harika bir şarkı gerçekten.Aslında albümün ismi Wanted Dead Or Alive olacaktı.Her şey hazırdı kapak resimlerini bile çektik ama daha sonra çok ciddi olacağını düşündük.
Slippery When Wet ismini kim öne sürdü.
JON:Vancouver da bir striptiz klubündeydik.Dansçı kızlar bizim ikinci albümümüzde yer alan In And Out Of Love ile dans ediyordu bizde izlemey başladık ve o anda biri önerdi Slipery When Wet olmasını.Aslında Wanted Dead Or Alive olmasını ben istemiştim ama birden bunun daha uygun olacağını düşündüm.
RAISE YOUR HANDS
RICHIE:Raise Your Hands tamamen konserdeki kalabalık için.Biz bi konser verdiğimizde ordaki herkez star bu bi parti herkesin katılmasını istiyoruz Raise Your Hands te bunu çok iyi başaran arena şarkılarından biri.
JON:Her gece bu şarkı ile başladık konserlerimize.Seyirci olmadan ancak büyük bir soundcheke benzer o yüzden buşarkı seyircininde şova dahil olmasında oldukça başarılı oldu.
WITHOUT LOVE
JON:Without Love kesinlikle bigün birileri tarafından coverlanacak.Çünkü bu şarkı hit olabilirdi ama bizim üçten fazla single yayımlamak gibi bir niyetimiz yoktu.Albüm için yazdığımız ilk şarkılardan biriydi beğendik ve sonuna kadar sakladık.
I'D DIE FOR YOU
RICHIE:Bu şarkı nerdeyse evrim geçirdi.İlk hali ile son hali oldukça farklı.Bu şarkıyı yazmayı Vancouverda bir sabah kahvaltı masasında bitirdik. Son halini alması 2 ay sürdü.Canlı olarak çalarken çok eğlendiğimiz bi şarkı.Turnenin tam ortasında setliste koyduk.
JON
Bu şarkıyı canlı olarak çalmayı seviyorum.Konserlrimizin ikinci şarkısıydı.Çok şaşırtıcıki single olarak yayımlanmamasına rağmen seyirci inanılmaz reaksyon veriyordu bu şarkıya ve gerçekten şarkının bir parçası oluyolardı,şarkıyı bağıra çağıra söylüyorlardı ve pankartlardada görüyordum harika bişey.Bu şarkıyı seviyorum her gece çalmaya devam etmek isterim ilerde.
NEVER SAY GOODBYE
JON
1986 yılının mezuniyet balosu şarkısı.Gençler arasında çok popülerdi fakat öğrtmenler arasında "You lost more than that on my back seat" dizeleri yüzünden pek hoş karşılanmıyordu.Hayal dünyasına tamamen açık,kaybedilen şeyin bekaret olduğunu söylemiyorki.
WILD IN THE STREETS
RICHIE:
Her zaman çalarken eğlendiğim bir şarkı.Jon albümde ben olmadan bir şarkı yazdı bu tabiki hoşuma gider bana müzisyen olarakfikrin başlangıç aşaması içinde olma şansını tanıyor.Başkalarının şarkılarınıda çalmayı çok severim.
JON:
Slippery iyi bir albümdü ama ben tahmindlerde biraz kötümserdim. Albümün 2 milyon satabileceğini umuyordum ve bunun bizim için çok büyük bir başarı olacağını düşünüyordum.Kesinlikle daha fazlasını düşünmemiştim sadece güçlü bir alt grup olurduk yada tiyatrolarda ana grup olarak çalardık.Alt grupken her gece cehenneme gidip gelirsin çünkü ana grup sana işini tamamıyla yapmana müsade etmez en büyük korkudur bu.
Şansın olsaydı değiştirmek istediğin bişeyler olurmuydu.
JON:Hayır albümü hala seviyorum.Albümlerimizi oturup dinlediğini göreceğin son insanım alsında ama bir çok insanın yüzünde küçük bir tebessüm bırakıp rock n roll adına iyi hissetmelerini sağlıyor bununla gurur duyuyorum.Seninle sonsuzluğa ulaşacak bişey geriye kalan.