PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Charles Bukowski


king_o'swing
04-03-2008, 07:44 PM
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam"
(Ölüler Böyle Sever)

1920 yılında doğup 1994 yılında ölmüş, sıkıntılı bi mahlukat yazılarından da anlaşılabileceği gibi, severim. Tamamen şans eseri tanıdım ve bağlandım. Bir şair ve yazardır, her ne kadar şiirlerini de sevsemde kısa hikayelerini şiirlerinden daha çok severim ama aşağıya en sevdiğim şiiri yazıcam, şiirin adı Kitlelerin Dehası:

Ortalama bir insanda herhangi bir günde,
herangi bir orduya yetecek kadar ihanet, şiddet ve saçmalık vardır.
ve cinayet konusunda en becerikliler
cinayet karşıtı vaaz verenlerdir
ve nefreti en iyi becerenler
sevmeyi vaaz edenlerdir
ve son olarak
savaşı en iyi becerenler
barış vaazı verenlerdir


Tanrıyı vaaz edenlerin tanrıya ihtiyacı var
barış vaaz edenlerin huzuru yok
sevgiyi vaaz edenler sevgisizdir
vaaz verenlerden sakının
bilmişlerden sakının
durmadan kitap okuyanlardan sakının

Yoksulluktan nefret edenlerden
yada gurur duyanlardan sakının
övgü göstermekte hızlı davrananlardan sakının
karşılığından övgü beklerler
sansürlemekten hızlı davrananlardan sakının
bilmedikleri şeylerden korkarlar
sürekli kalabalıkları arananlardan sakının;
tek başlarına bi hiçtirler

ortalama erkekten, ortalama kadından sakının
sevgilerinden sakının
sevgileri vasattır, vasatı aranır dururlar
ama nefretleri dahiyanedir, nefretleri
seni, beni herkesi öldürebilecek kadar dahiyanedir
yalnızlığı istemezler, yalnızlığı anlamazlar
kendilerinden farklı herşeyi yoketmeye çalışırlar
sanat yaratamadıklarından sanatı anlayamazlar
yaratma başarısızlıklarını dünyanın beceriksizliğine yorarlar

kendileri tam sevemedikleri için
senin sevginin eksik olduğuna inanırlar
ve senden nefret ederler

ve nefretleri
parlak bir elmas
bir bıçak
bir kaplan
ve bir baldıran otu gibi mükemmeldir

en usta oldukları sanattır nefret

santafe
04-03-2008, 08:16 PM
günlük hayatın sıkıntısından biraz silkeler insanı
her şeyin aynı olmasından
kişiyi bedenin ve aklın dışına çıkarıp duvara yapıştırır
sanırım içmek
ertesi sabah
tekrar hayata
dönülebilen
ve her gün
tekrarlanabilen
bir intihar biçimidir
(Charles Bukowski )

simorov riddle
04-29-2008, 09:23 AM
charles bukowski hakkında bir araştırma yapmıştım.
içkiyle arası oldukça iyi olan yazar, kadınlarla da iyi geçiniyormuş. fakirlik ve sefalet içinde geçen bir yaşamı varmış. ''postane'' adlı eseri hakkında en çok konuşulan eseri (parasız kaldığı pekçok dönemden birinde çalıştığı postaneyi anlatır). okurları ''onu çok sevenler'' ve ''ondan nefret edenler'' olarak keskin çizgilerle ikiye ayrılmış. genel olarak ''çok seven'' okurları, onun samimiyetinden etkilendikleri için sevmiş, nefret edenler ise kendini çok tekrarlayan gereksiz bir yazar olduğu için hoşlanmamış. bu grubun düşüncesi ''zamane gençliğinin bu olumsuz yaşama sahip yazardan etkilendiği''.
ben şahsen hiç okumadım, ancak eserlerinin konusuna göz attığımda, kendini tekrarladığı konusunda hak veriyorum arkadaşlara. okumak, bir edebiyat deneyimi olabilir en azından.

ace
04-29-2008, 06:52 PM
günlük hayatın sıkıntısından biraz silkeler insanı
her şeyin aynı olmasından
kişiyi bedenin ve aklın dışına çıkarıp duvara yapıştırır
sanırım içmek
ertesi sabah
tekrar hayata
dönülebilen
ve her gün
tekrarlanabilen
bir intihar biçimidir
(Charles Bukowski )
bu adamı seviyorum ben.bu sozu de harika. daha dün bi kitabini almıstım baslıgı gorunce baya sevindim.
charles bukowski ya da chinaski mi demeli ilginc bi kişilik, su yerine alkol kullanıyordu sanırım buyuk olcude.. cok guzel şiirleri ve kısa hikayeleri var.

king_o'swing
04-30-2008, 09:19 AM
charles bukowski hakkında bir araştırma yapmıştım.
içkiyle arası oldukça iyi olan yazar, kadınlarla da iyi geçiniyormuş. fakirlik ve sefalet içinde geçen bir yaşamı varmış. ''postane'' adlı eseri hakkında en çok konuşulan eseri (parasız kaldığı pekçok dönemden birinde çalıştığı postaneyi anlatır). okurları ''onu çok sevenler'' ve ''ondan nefret edenler'' olarak keskin çizgilerle ikiye ayrılmış. genel olarak ''çok seven'' okurları, onun samimiyetinden etkilendikleri için sevmiş, nefret edenler ise kendini çok tekrarlayan gereksiz bir yazar olduğu için hoşlanmamış. bu grubun düşüncesi ''zamane gençliğinin bu olumsuz yaşama sahip yazardan etkilendiği''.
ben şahsen hiç okumadım, ancak eserlerinin konusuna göz attığımda, kendini tekrarladığı konusunda hak veriyorum arkadaşlara. okumak, bir edebiyat deneyimi olabilir en azından.

Ben hem çok seviyorum çünkü ne düşünürse aynen yazıyor yani samimi, hem de nefret ediyorum çünkü sürekli sevişip bira içiyor, haliyle bazen sıkıyor...yani o kadar keskin çizgilerle ayrılmıyoruz, hem sevip hem nefret edebiliyoruz, edebiyat bu kesin çizgilerle ayrılmaya gelmez =)

king_o'swing
05-15-2008, 10:52 PM
Başkaları için düşünemem, onlar için hissedemem. Ama bunu da yapabiliyorum sanki, çünkü zaman zaman şöyle mektuplar alıyorum: "Bukowski sen gerçekten berbat durumdasın ve hâlâ hayattasın, kendimi öldürmekten vazgeçtim." Ya da "çok büyük orospu çocuğusun, moruk, bana yaşama gücü veriyorsun." Yani içki içip beklerken arada birsürü insanın hayatını da kurtarıyorum. Kurtarmak istediğim için filan değil, kimseyi kurtarmak gibi bir isteğim yok. Ama kurtarıyorum işte. Orospu çocuğunun teki olmak orospu çocuğunun tekinin hayatını kurtarabiliyor demek ki. Benim okurlarım böyle insanlar. Kitaplarımı satın alıyorlar -yenilgiye uğramış, sapıtmış, lanetlenmiş insanlar- ve ben bununla gurur duyuyorum.----------------------Bukowski